Almanya ve Fransa, AB'nin 'Made in Europe' otomotiv teşvik girişimindeki aylardır süren çıkmazı sona erdirdi ve plana AB dışı ülkelerdeki tedarikçilerin girmesine izin verecek bir uzlaşmaya vardı. DW'nin haberine göre anlaşma, IAA'nın iki ülkenin kendi araç üretimi üzerindeki olası etkisine ilişkin gergin müzakerelerin ardından geldi — ve küresel parça üreticilerini şimdiden tedirgin eden yerel içerik testinin yeni bir bölümünü işaret ediyor.

Kuralların kendisi ise hâlâ zorlayıcı. Japonya'dan ithal edilen araçlar AB teşviklerinden yararlanamayacak; Fransa, Portekiz ve Doğu Avrupa'da üretilen modeller ise yalnızca parçalarının yeterli bir kısmı Avrupa'dan geliyorsa faydalanabilecek. Girişimin temelini oluşturan IAA planına göre, bir aracın bileşenlerinin toplam değerinin yüzde 70'i — batarya hariç — Avrupa'da üretilmiş olmalı.

Doğu Avrupa'nın imalat üssü için riskler alışılmadık ölçüde yüksek. Bölge genelindeki fabrikalar teşvikli statü için başlıca adaylar arasında, ancak tedarik zincirleri yeterli Avrupalı içeriği belgeleyebilirse — bu şart, tedarimi AB dışı parçalardan bölgesel tedarikçilere doğru çekebilir. Küresel parça üreticileri kuralların maliyetleri ve rekabet endişelerini artırdığı konusunda uyarırken, geçen yıl 26,8 milyar avroluk ihracat endüstrisini temsil eden Türkiye'nin otomotiv ihracatçıları birliği de gelişmeleri yakından izleyenler arasında.

Uzlaşı, Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi başka bir kıtada bölgeselleşmeye ağırlık verirken geldi. Automotive News'in haberine göre Audi'nin Georgia'daki bir montaj fabrikasına 4 milyar dolar yatırımı, VW Group'un Çin'deki satış düşüşüyle ve Avrupa genelinde artan rekabetle mücadele ederken ABD'deki kaderini tersine çevirme kararlılığını gösteriyor. Gruba hizmet veren tedarikçilere mesaj net: üretim ayak izleri ve içerik kuralları giderek bölgeselleşiyor ve kapasite müşteriyi izlemek zorunda.

Önümüzdeki aylar Brüksel'in ne kadar esneyebildiğini gösterecek. Blok içinde fabrikası olan tedarikçiler Avrupalı içeriği kanıtlayabilirse kazançlı çıkma pozisyonunda; AB dışı bileşenlere bağımlı olanlar ise üretimi taşımak ya da teşvikli programlara erişimi kaybetmek arasında maliyetli seçimlerle karşı karşıya. Berlin-Paris uzlaşısı kapının açıldığına işaret ediyor — ancak yüzde 70 eşiği, her tedarik zincirinin ölçüleceği çizgi olmaya devam ediyor.

Bayiler ve alıcılar için pratik etki showroomda ortaya çıkacak: teşvik uygunluğu giderek bir aracın ve parçalarının nerede üretildiğine bağlı hale gelecek, bu yüzden imza atmadan önce Avrupalı içerikli modelleri karşılaştırmakta fayda var. Araç arayan okuyucular, 70.000'den fazla araçla Avrupa'nın pazaryeri olan WorldTrader24'te muhteşem koşullarda muhteşem araçlar bulabilir.

Bayiiler için B2B araç pazarı WorldTrader24'te →