Riga'nın bayileri, kâğıt üzerinde hiçbir yere gitmeyen bir pazarda ticaret yapıyor. Otomotiv danışmanlık firması Inovev, Forbes'ta yayımlanan Ekim sonu analizinde, 2035'te Avrupa genelinde sedan ve SUV satışlarının yaklaşık 16,7 milyon adette gerçekleşmesini öngörüyor — 2026 için beklenen 16,9 milyondan yalnızca bir tık aşağıda. Öngörü istikrarlı; gelecek ise, raporun çerçevesinin de açıkça ortaya koyduğu gibi, tam bir kargaşa. Letonya için bu donmuş hacimler ile değişen sadakatlerin karışımı soyut bir kavram değil: rozet rozet mücadele edilen bir pazarın günlük gerçeği.

Yeni araç işinin en keskin ucunda tempoyu belirlemeye devam eden tek bir marka var. Marka egemenliğine ilişkin 2026 tarihli ülke ülke analiz, üç Baltık devletinin tamamının — Litvanya, Letonya ve Estonya — Toyota'nın kucağında olduğunu ortaya koyuyor. Komşu Litvanya'da Japon markası Fiat'ı geride bıraktı, Volkswagen üçüncü sıraya itildi ve bunun Riga'ya yansıması gözden kaçmayacak kadar bariz: Letonyalı alıcılar da tıpkı Baltık komşuları gibi Toyota'yı her rakibin ölçüldüğü kıstas haline getirdi.

Ne var ki yeni araç podyumu, Letonya'nın hikâyesinin yalnızca yarısını anlatıyor. SEB banka'nın uzmanları, Ekim sonunda çizdikleri ithalat tablosunda hâlâ ikinci el dizel araçların hâkim olduğu bir pazar buldular — ithal edilen araçların tam yarısı yalnızca dört rozet taşıyor: BMW, Mercedes-Benz, Audi ve Volvo. Sonuç, iki farklı hızda dönen bir pazar: Toyota'nın sıfır araçları yeni satış istatistiklerinin zirvesini taçlandırırken, Alman ve İsveç premium dizelleri ikinci el kanalından akıp ülkenin garajlarını dolduruyor. Inovev'in düz seyirli tahmini tutarsa, her iki katman da önümüzdeki on yılın büyük bölümünde aynı sayıda alıcı için kıyasıya mücadele edecek.