Litvanya'nın satış tablolarında zirvede yeni bir isim var. Avrupa'daki marka hakimiyetine ilişkin ülke ülke analiz, Toyota'nın Fiat'ı geçerek bu Baltık ülkesinin lider otomobil markası olduğunu, bölge yollarının uzun zamandır devi olan Volkswagen'ın ise üçüncü sıraya razı olduğunu gösteriyor. Üstelik Litvanya istisna değil: Letonya ve Estonya da Toyota'yı aynı sıcaklıkla benimsedi; bu durum Baltıkları kıtanın en uyumlu marka bloklarından biri haline getiriyor.

Zamanlama, bu çalkantıyı Vilnius'un çok ötesinde önemli kılıyor. Otomotiv danışmanlık firması Inovev, Avrupa'da sedan ve SUV satışlarının 2035'te 2026'dakiyle kabaca aynı kalacağını öngörüyor — 16,7 milyona karşılık 16,9 milyon. Yani pasta büyümüyor. Toplam talep durgunlaştığında büyüme ancak çalınabilir, yaratılamaz — Litvanya gibi kompakt ve rekabetin yoğun olduğu pazarlar da tam da bu pay kapmanın yaşandığı yerler oluyor.

Volkswagen'ın bronz pozisyona gerilemesi, Wolfsburg grubu için rahatsız edici bir döneme denk geldi. BMW, Mercedes, VW ve Volvo, yerli rakipler pazar payı kazanırken Çin stratejilerini yeniden gözden geçiriyor; yerel geliştirmeye ve Çin teknolojisine oynuyorlar — ancak analistler bu stratejilerin Avrupa'nın fiyatlama gücünü geri kazandırıp kazandırmayacağını açıkça sorguluyor. Dünyanın en büyük otomobil pazarında sıkışan bir üretici, küçük pazarlarda pay kaybetmeyi göze alamaz; bu da Litvanya'daki her bir yüzde puanını savaşmaya değer kılıyor.